Paperback, 208 pages
Turkish language
Published Aug. 6, 2018 by İthaki Yayınları.
Paperback, 208 pages
Turkish language
Published Aug. 6, 2018 by İthaki Yayınları.
Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu. -Margaret Atwood Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır. -Neil Gaiman Hugo En İyi Roman Ödülü Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun iyi edebiyat da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı. Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag'ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları. Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred'la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse'le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı. İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı …
Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu. -Margaret Atwood Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır. -Neil Gaiman Hugo En İyi Roman Ödülü Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun iyi edebiyat da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı. Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag'ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları. Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred'la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse'le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı. İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi? Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday. Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, on-on iki yıldır yaktığım kitaplardı.
Incroyable qu’un roman écrit il y a plus de 70 ans puisse à ce point résonner avec l'actualité de 2025. Ray Bradbury expose une société totalitaire sans tyran où, sous prétexte d’apaiser les âmes et de satisfaire la multitude des minorités – professions, religions, associations, etc. – les romans sont brûlés, les intellectuels, au mieux, exilés. Le pompier incendiaire Montag rencontre une jeune femme qui instillera le doute dans son esprit, lui permettant de s'affranchir, d’ouvrir les yeux. Les écrans publicitaires, les caméras, les voisins délateurs, les robots chasseurs de têtes : nous sommes projetés dans une dystopie effrayante et visionnaire avec, qui plus est, dans cette traduction de Jacques Chambon et Henri Robillot, une véritable qualité littéraire.
Incroyable qu’un roman écrit il y a plus de 70 ans puisse à ce point résonner avec l'actualité de 2025. Ray Bradbury expose une société totalitaire sans tyran où, sous prétexte d’apaiser les âmes et de satisfaire la multitude des minorités – professions, religions, associations, etc. – les romans sont brûlés, les intellectuels, au mieux, exilés. Le pompier incendiaire Montag rencontre une jeune femme qui instillera le doute dans son esprit, lui permettant de s'affranchir, d’ouvrir les yeux. Les écrans publicitaires, les caméras, les voisins délateurs, les robots chasseurs de têtes : nous sommes projetés dans une dystopie effrayante et visionnaire avec, qui plus est, dans cette traduction de Jacques Chambon et Henri Robillot, une véritable qualité littéraire.
I had read this book a long time ago and remembered it as a difficult read - my english was not quite on the same level as it is today. When re-reading it now i was blown away. An amazing story paired with wonderful storytelling. After reading "boring" contemporary novels this was delightfully refreshing
I had read this book a long time ago and remembered it as a difficult read - my english was not quite on the same level as it is today. When re-reading it now i was blown away. An amazing story paired with wonderful storytelling. After reading "boring" contemporary novels this was delightfully refreshing
É uma distopia clássica, li há muito tempo mas lembro de não ter achado tão envolvente quanto as primas mais famosas (1984 e Admirável Mundo Novo). Recomendo o conto "Bright Phoenix" que inspirou o livro (é curtinho e achei melhor que o livro).
É uma distopia clássica, li há muito tempo mas lembro de não ter achado tão envolvente quanto as primas mais famosas (1984 e Admirável Mundo Novo). Recomendo o conto "Bright Phoenix" que inspirou o livro (é curtinho e achei melhor que o livro).